11 Nisan 2012, 02:16 | #1 | |
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0) | Evlilik Sözcüğü EVLİLİK SÖZCÜKLERİ ÖNCE
EVLİLİK SIRASINDA
SONA YAKIN VE SON
Yardım almayı teklif ettim kabul etmedi ‘ git sen tedavi ol senin ihtiyacın var tedaviye’ dedi. Ayrılacağım, ama çocuklar etkilenecek. Ayrılacağım ama ayrılamıyorum, düzenim bozulacak. Çok uzun zamandır cinsel ilişkimiz yok. Onun bütün duygularını öldürdüğümü söylüyor. Artık her söylediği batmaya başladı. Son haftalarda dikkatimi toparlayamıyorum, uykularım bölünmeye başladı. Annem ‘bırak bu adamı yaşamına bak , gel biz sana bakarız, arkandayız’ diyorlar. Ailem ‘oğlum o kadından sana hayır gelmez zaten evlenmeden önce biz sana söylemiştik’ dediler. Bütün suç onda, tabii ki bende de hata var ama! Zaten en kıymetli zamanlarım bu evlilik yüzünden geçti gitti, bu adam/kadınla geçirdiğim zamana acıyorum. Daha evlenmeden zaten bazı şeyler sezmiştim ama konduramadım, o zamanlar gençtim anlayamadım. Boşanamıyorum devam daedemiyorum, çıkmazdayım. İnsan boşanmak için evlenmez ki. Yukarıda belli bir zamandan sonra ilişkiye yatırım yapılamayan bir evlilikte yaşanan süreç üç aşağı beş yukarı bu şekildedir. Peki bir evliliğin başlangıcı ile devamında gerçekleşen değişim nereden kaynaklanır.İnsanlar neden oldukça iyi niyet ve yoğun bir istekle girdikleri bu süreçte ivme olumsuz yönde aşağı doğru gitmeye başlar.İlk başlarda birbirlerine yoğun atıflarda bulunan bireylerin duygularına ne olur düşüncelerini ne değiştirir.En büyük kuvvet ,destek,sevgi nesnesi olan partnere karşı duygular neden bu olumsuz yöne gider. Sevgim kalmadı! Sevgim bitti?Eskisi gibi hissettmiyorum ona karşı? Zaten biliyordum evlilik aşkı öldürüyor? İmza atıldıktan sonra her şey bitiyor ifadesinde keramet gerçekten evlenmekte mi? Bitmekte olan ve biten ilişkilerin katili gerçekten aşk mı? Evlilik sorumluluktur deriz ama her şeyi söylediğimiz gibi onu da sadece söyleriz. Evlilikte karşımızdakini değiştirmek ya da değiştirmeye çalışmak bizi uzlaşmaya ya da dah iyi bir evliliğe mi götürür? Yoksa tek düze olan yaşantının başlangıcı mıdır? İnsanlar evliliklerde tekdüze olan sıradanlaşan bir ilişkiden şikayet ederler aslında,o ilişkiyi sıradanlaştıran da insanlardır. Birbirimizi anlayamıyoruz?Amaç birbirimizi anlamak mı ?Kendi doğrularımızı kabul ettir mekmi? Anlaşamamak ifadesi kendi doğrulşarımızı kabul ettirme mücadelesinin sonunda yaşanan tükenmişliktir.Anlaşmak hem fikir olmak değil;Farklılıklarımızı kabul edebilmektir. Hem gündelik yaşantıda sık sık kullandığımız aynı anne babdan gelen kardeşler bile anlamıyorlar deriz hemde farklı iki aileden,farklı geçmişleri olan ve farklı cinsiyetlere sahip olan iki kişi olarak farklılıklarımıza rağmen anlaşamadığımızın sıkıntısını yaşarız. Ve aile büyüklerinin şu ifadesi işi daha da karmaşıklaştırır; ‘Neden anlaşmıyorsunuz ,konuşarak tanışarak evlenmediniz mi? Ve çoğu zaman eşlerden duyduğumuz şu iafde de ayrı bir çelişkidir; ‘Artık değişmeyeceğini anladım ondan bir beklentim kalmadı’.Yani eşlerden birisi değişmeyince beklentide bitiyor ta ki bir daha ki krize kadar bu arada ilişkide yokuş aşağıya inmeye başlıyor. Değiştirmek ‘benim gibi olsun’ ,hatta ‘aynı olalım’ ‘benim gibi düşünsün’,’benim gibi yaşaşın’….o zaman kavgalar biter ve tam uyum sağlanacak zannedilir.Yani farkında olmadan çıkmaz üstüne çıkmaza girilir.Peki beklentilerimizin kalmadığı bir ilişki devam eder mi?Ederse nereye kadar devam eder? Gideceği nokta değişmesini çok bekledim,değişmesi için çok çaba sarf ettim noktası da yokuşun bitişi tekrar kısır döngüde yeni bir düzliğün-tekdüzeliğin ve nihayetinde bekkleme solanunun içinde devam eder.Ve orada dah çok bekleriz.Bekleme salonunda hesaplaşma devam eder ama ‘bir ara değişeceğini söyledi,sonra eski hamam eski tas oldu’. Bizler ne istediğini bilen insanlarız sadece nasıl ne kadar ve kimden ne isteyeceğimizi bilmeyiz Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir. u da farklı cinsiyetleri,farlı düşünceleri kabul etmek ve sindirme konuundaki reddetmelerimizdir.Bunlar evlilik öncesi dönemde müstakbel eşimizle ruh ikizi olma isteğimizle ilgildir.Evlilik öncesinde hayaller daha baskındır.Evlendikten sonra her şeyin değişmesi ise hayallerin gerçek yaşantı ve bir ilişki içinde birbiri ile örtüşmemesidir. İmzayı attıktan sonra her şey bozuldu,değişti.Ulaşılamaz olan her zaman merak uyandırır. Siz daha önceden hiç gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz ve sonunda gittiğiniz bir yere sonsuza kadar tekrar tekrar gitmek ister misiniz? Çoğu insanın hayalinde var olan deniz manzaralı evde fazla değil aylar geçtikten sonra siz o hayalerinizi süsleyen deniz manzarasını hala dikkatinizi çekeceğini düşünüyor musunuz? Evlilik aşkı öldürür! Katil olan aşk mı yoksa bunu sürdürme konusunda enerjisi biten sizler misiniz? Ya da aşk evliliği öldürürken biz neredeydik. Şimdiki aklım olsa evlenmezdim.Yine evlenirdiniz ama şimdiki aklınızla değiştirmek yerine, onu farklı biri olduğunu sizin gibi olmayacağını kabullenirdiniz.Emeğinizi senaryolara,kurgulara,kaygıları besleyen düşüncelerine değil ,ilişkimi nasıl farklılaşatırabilrim,nasıl renklendirebiliriz,o deniz manzarasını kanıtsanmaya mahkum etmeden nasıl algılarınızla diri tutacağınıza verirdiniz.Duygularınızı zamanın etkisinde tozlanmadan ve sonrasında paslanmadan nasıl parlatabieceğinizi düşünürdünüz. İlişkinizin zamanın gerisinde bırakmadan yaşamak dışarıda heyecan aramalarınızı bırakırdınız.Bakarsan mutlu bir evlilik akışına bırakırsan alışkanlığa dönüşür. | |
|
Etiketler |
evlilik, sözcüğü |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
En Çok Kullandığınız Tersleme Sözcüğü | meLanie | RadyoHarika Paylaşımları | 2 | 13 Mart 2023 22:20 |
Coğrafya Terimler Sözcüğü | Violent | Genel Coğrafya | 0 | 15 Kasım 2013 21:37 |
Dünyanın en güzel sözcüğü: Yakamoz | Lee | Kültür ve Sanat | 7 | 26 Ekim 2007 02:57 |