IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  sohbet odaları

Etiketlenen Kullanıcılar

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Şubat 2012, 20:12   #1
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Ali Bayramoğlu'nun çok konuşulan MİT analizi




Herkesin konustugu analiz EMNİYET + YARGI VE İKTİDAR KAVGASI


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.







Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Son üç günde yaşananlar kafaları iyice karıştırdı. Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu'nun analizi ise bugün en çok tartışılan ve konuşulan yazılardan. 'Büyük kavga: Fidan'a davet... Bardağı taşıran son damla' başlığıyla, dikkat çeken bir yazı kaleme alan Bayramoğlu, emniyet + yargı ve iktidar kavgasına işaret etti.
İşte Bayramoğlu'nun bugünkü o yazısı
Devlet içinde büyük bir deprem yaşanıyor. İstanbul polisinin hazırladığı bir fezleke üzerine ilgili savcı mit Müsteşarı'nı, bir önceki müsteşarı ve Oslo görüşmelerine mit adına katılan dönemin müsteşar yardımcısını ifadeye çağırdı.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Konu, çağrılan kişilerden de anlaşılacağı gibi, MİT'in PKK ve Öcalan'la yaptığı görüşmeler ve bu çerçevede yürüttüğü faaliyetler...
YARGI VE POLİS HESABA ÇEKİYOR

Açık: Bir kurum ve politika yargı ve polis tarafından hesaba çekilmiş durumda...
Nasıl açıklamalı, nasıl yorumlamalıı
Önce bir tespit:
Hakan Fidan MİT'in ve hükümetin çiçeği burnunda müsteşarıdır. AK Parti'nin ürettiği yeni seçkinlerdendir. kürt meselesi başta olmak üzere güvenlik konularında Başbakan'ın en yakınındaki danışman ve yardımcılarından birisidir. başbakan açısından tam anlamıyla bir güven adamı, yakın çalışma arkadaşı ve içeriden bir isimdir.
BU BİR ANLAMDA BAŞBAKAN'IN İFADEYE ÇAĞRILMASIDIR

Bu vasıflara sahip bir ismin "şüpheli" sıfatıyla ifade vermeye çağrılması, üstelik Başbakan'ın talimatıyla kimi temas ve görüşmelerden dolayı savcılığa celp edilmesi, bir anlamda Başbakan'ın ifadeye çağrılmasıdır.
Hükümetin ve politikalarının savcı tarafından sorgulanmasıdır. Özetle bir meydan okumadır...
O zaman adını koyalım:
SARAY İÇİNDEKİ İKTİDAR KAVGASI SU YÜZEYİNE ÇIKTI

Bu deprem bir iktidar kavgasının izdüşümüdür. Bir süredir devam eden "saray içi" iktidar mücadelesinin su yüzüne çıktığı en keskin noktadır.
Bu kavgayı üç ayrı boyutuyla ele almak gerekir.
1. Her ne kadar sık sık üst üste otursalar, iç içe geçseler ve pek çok ortak noktaya sahip olsalar da, siyasi iktidarın kürt politikasında iki ayrı eğilim bulunmaktadır.
Bunlardan birincisi "Oslo süreci"ni, daha doğrusu "siyaset"i diğeri, "mevcut kck operasyonları mantığını", başka bir ifadeyle "asayiş"i temsil etmektedir. Birinci mantık Öcalan'ın avukatlarıyla temas kurup kürt sorununda siyasi kapılar açmaya çalışırken, ikinci mantık o avukatları tutuklamakta, o kapıları tehlikeli görmekte ve kapatmaktadır.
Son yaşananlar, bu iki farklı eğilimin bugün tokuştuğunu göstermektedir.
Bu tokuşma devletin bir güvenlik kurumunun, polisin diğer bir güvenlik kurumunu MİT'i takip etme, faaliyetlerini, ilişkilerini "suç" alanına sokma noktasına kadar gelmiştir.
2. Ne var ki, birinci boyut işin ancak bir kısmını açıklar. Bir kısmını açıklar zira, "saray içi iktidar savaşı"nda "belirleyici olan" politik görüş farklıklarından çok, cephe kazanma ya da devlet içinde etkili yer tutma meselesidir. Politik görüşler aslında bu arayışa göre şekillenmektedir.
Nasıl ve kim arasında iktidar kavgası

İktidar kavgasının ayaklarından birisini oluşturan "otonomlaşma eğilimi taşıyan" polis ve yargı merkezli son derece etkin bir grupdur.
Ona bu etkinliği sağlayan ise kurucu unsurlarının aynı düşünce dünyasından geliyor olması, polis ve yargının yeni yasal yetkileri, özel yetkili savcılık ve mahkeme yapılanmaları, en nihayet devlette "savcı polis ilişkisini ters yüz eden polis devleti işleyişi"dir.
KRİTİK OPERASYONLAR POLİS İSTİHBARAT BİRİMLERİNCE YÜRÜTÜLÜYOR

Nitekim, Ergenekon, kck ve asker meselesine ilişkin tüm adli soruşturmalar genel ve sistematik takip yetkisine sahip "polis istihbarat birimleri" tarafından yürütülmekte, gerek politik kimlikleri gerek hukuki konumlarıyla savcılar "yönlendirici ve denetleyici" değil, "onaylayıcı ve meşrulaştırıcı" bir işlev görmekte, polis-yargı ikilisi bu yolla pek çok konuda adeta politika üreticisi haline gelmektedir.
Daha da öte, bu yapı Ergenekon, Balyoz, kck gibi soruşturma ve kovuşturmalarla güçlenmekte ve sınırları aşan güç kullanma imkânlarına kavuşmaktadır.
Nitekim "asayişçi anlayış" onların zihniyeti kadar, varoluş ve güçlenme araçlarını ifade etmektedir. Ve ülkedeki otoriterleşme eğiliminin kaynaklarından birisini oluşturmaktadır.
Peki, bu tablonun bugün yaşananla ilişkisi nedir?

Uzun süre eski sistemin ve eski aktörlerin tasfiyesi sırasında bu yapı ile siyasi iktidar arasında bir çıkar birliği oluşmuş ve bir ittifak gerçekleşmiştir.
Bugün ise çıkarlar ayrışmaktadır, ittifak zayıflamakta, kimi yerlerde kırılma noktasına gelmektedir.
Yeni iktidar kavgasının zemini budur.
Son deprem bu durumun bir sonucudur.
Zira bu otonom yapı kendi sınırlarını aşarak özellikle güvenlik politikaları alanında yayılma eğilimleri göstermekte, buna karşı duranları ve karşı konumda olanları hedefe almaktadır. MİT, Fidan, Beşir Atalay gerek kimlikleri, gerek önerdikleri asayiş modelini ve bu grubun etkisini kıracak daha legalist yöntemler nedeniyle hedefte olanların önde gelenlerindendir.
3. Meselenin üçüncü boyutuna gelince... Bu boyut bir sonuca işaret ediyor. Bu sonuç, polis ve yargının ya da yargı eliyle polisin doğrudan siyasi alana girmesini, siyasi kararları içerik açısından denetlemesi ve siyasi karar alıcılığa soyunmasıdır. Açıktır ki bu durum, otoriter bir düzen görüntüsüne işaret eder ve son derece tehlikelidir.
Bugün olan hükümetin isteğiyle üstü örtülü görüşmeler yürüten bir kurum, kurumsal olarak sigaya çekilmeye çalışılmıştır. Dün bu tür uygulamalar KCK'da, Ergenekon'da, Oda Tv'de tutuklama politikalarıyla da yapılıyorlardı. Ancak bu kez ok siyasi iktidara dönmüştür.
Umarız bu bardağı taşıran bu damla, siyasi iktidarın farklı bir mantıkla hareket geçmesine, devlet içi işleyişin hukuk zeminine oturmasına vesile olur.
Kürt sorununda siyasi araçlara dönülmesine imkân sağlar...

__________________
Küçükken bir yerim ağrıdığında - Öpeyim de geçsin. derdin. Yüreğim ağrıyor ANNE. Öpte geçsin.
 

IRCForumlari.NET Reklamlar
sohbet odaları eglen sohbet bizimmekan
 

Etiketler
ali, analizi, bayramoğlunun, cok, konuşulan, mit


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
IF Üyelerine Özel - Ücretsiz Site Analizi, Anahtar Kelime Analizi ve dahası! fatal Webmaster Genel 2 27 Haziran 2022 10:50
Şemsettin*Bayramoğlu CORDON BLEU Tarih / Siyaset 0 28 Mart 2022 19:38
Ali Bayramoğlu'na suç duyurusu Ezgi Haber Arşivi 1 05 Temmuz 2012 08:06
Erdoğan İsmail Bayramoğlu'nun cenaze törenine katıldı PassioN Haber Arşivi 0 26 Şubat 2012 20:18
Bayramoğlu: Cemaatin bu soruları sorması gerekiyor PassioN Haber Arşivi 0 24 Şubat 2012 20:42