Desmont | 28 Kasım 2014 19:23 | Hyperion Selene, Eos ve Helios'un babaları Titan Hyperion için "gökteki ışığın Titanı" denebilir; çünkü güneşin, şafağın ve ayın, yani göksel ışığın babasıdır. Yunanca "hyper" ve "ion" kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiş bir isim olarak, Hyperion, "yukarıda gezen, yürüyen" veya "yukarıdan izleyen" anlamlarına gelir. İlk Titan kuşağından olup Gaia ile Uranos'tan türemiş 6 erkek Titan'dan biridir. Uranos'un, oğlu Kronos tarafından hadım edilmesi hikayesini hatırlayacak olursak, Hyperion orada, diğer üç Titan kardeşiyle (Krios, Koios ve Iapetos) birlikte dünyanın dört bir köşesini tutup gözcülük etmek görevini üstlenmiştir. Kronos dünyanın orta yerinde, elinde orakla bekler; Okeanos ise bu pusu planının bir parçası olmak istememiş tek erkek Titan'dır. Bu miti, Yakın Doğu efsanelerindeki, yerle göğü veya dünyayla evreni birbirinden ayıran "büyük sütunlar" motifiyle yan yana düşünürsek Uranos'un hadım edilişinde rol oynayan 4 Titanın, göğü tutan bu büyük sütunları simgelediğini düşünebiliriz. Eğer öyleyse, Hyperion, doğudaki sütunu temsil ediyor olmalıdır, çünkü güneş ve şafak bize doğu yönünü tarif etmektedir. Benzer mantıkla, Koios, Krios ve Iapetos da sırasıyla kuzey, güney ve batıya hakimdir (Koios ile kutup yıldızı, Krios ile Koç burcu, Iapetosoğlu Atlas ile batıdaki Hesperidler arasındaki ilişkiyi düşünelim). Bu Titanların Zeus tarafından yerin yedi kat dibindeki Tartaros'a tıkılmaları, kozmolojik bir bakış açısından, Titanların "göğü tutma" işlevlerinin "tüm evreni tutma"ya dönüşmüş olduğu yorumu yapılabilir. Nitekim Titanların Tartaros'a tıkılmalarından sonra gökküreyi tutma görevi sembolik olarak Atlas'a verilir. Bu işi yapabilmesi için Atlas'ın Tartaros'a tıkılmaması gerekir ki öyle de olur, Atlas, gökküreyi taşırken Hesperidlerin (akşam perileri) ülkesinde, yani kuzeybatı Afrika'da bir yerlerde dikilir. |