Yanıt: Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Harp Akademileri Açılış Konuşması
Değerli Konuklar,
Değerli Silah Arkadaşlarım,
Bu tür ifadeler demokratik söylem açısından kulağa hoş gelen söylemlerdir. Ancak, ben bu söylemleri açık Türkçe’ye çevirerek yorumlayacağım;
- Din Eğitimi,
- Kültürel Haklar,
- Üniversite derken, sözü geçen Avrupa Birliği görevlisi nelerden rahatsızlık duyuyor?
Türk Silahlı Kuvvetlerinin halktan en çok saygı gören gücünden. Halkın bu söylemlerden etkilenmesinden neden rahatsızlık duymaktadır? Türk Silahlı Kuvvetlerinin demokrasi dışı hangi söylemi vardır? Yoksa, Türk Silahlı Kuvvetlerinin söylemleri bu yorumları yapanların gizli ajandalarının hedeflerini mi zorluyor? Bunları iyi bilmeliyiz.
Harp Akademilerinin Değerli Mensupları,
Bu konuyu burada gündeme getirmemin bir anlamı var. Bugün bu salonda öğrenci subay olarak bulunan genç subaylar, gelecekte bizim yerlerimizi alacaklardır. Bu kişilere doğru ve objektif bilgileri vermemiz gerekmektedir. Temel bilgileri alacakları yer bu kurumdur. Bu kurumdan yetişecekler, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni korumaya da muktedir olanlardır ve olacaklardır.
Değerli Konuklar,
Silahlı Kuvvetlerin demokratik kontrolünün ne anlama geldiği ve bu amaçla ne tür uygulamalar yapılabileceği, konu ile ilgili dokümanlarda kural olarak benimsenebilecek neler yazdığı ayrı bir konudur. Gerek olursa bu konudaki görüşlerimizi de açıklarız. Ancak burada önemli olan yapılan çalışmaların bilimsel verilere ve bulgulara dayanması ve gerçekleri yansıtmasıdır.
Konuyu fazla uzatmadan bir iki örneği sizlerle paylaşarak takdiri Türk Milletinin engin sağduyusuna bırakıyorum.
Örnek-1 (Sayfa 52): “Genelkurmay Başkanı’nın görev ve yetkilerini kime bağlı olarak yürüttüğü hususu Anayasa’da mevcut değildir.”
Cevap: Anayasa Madde 117/4: Genelkurmay Başkanı görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.
Örnek-2 (Sayfa 12): “Mevcut durumda zorunlu askerlik, sivil demokratik bir kültür yerine askerî değerleri şekillendirici bir laiklik ve milliyetçilik anlayışını toplumsallaştırmaktadır. Askerî kararlar üzerinde parlamenter denetim tam olarak oluşturulamamaktadır.”
Şeklindeki ifadelerden zorunlu askerlik yerine, profesyonel ordunun kurulmasının Millî Savunma Bakanlığı bütçesine getireceği yük hakkında bilgi sahibi olunmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu konuda bir açıklama yapmak isterim.
Türk Silahlı Kuvvetleri tamamen profesyonel bir yapıya geçerse; sadece personel maaşları ve sosyal yardım giderleri; bugünkü Millî Savunma Bakanlığı bütçesinin üç katı olacaktır. Hal böyle iken dokümandaki ifadeleri bilimsel kabul etmek mümkün müdür?
Örnek-3 (Sayfa 54): “Üst düzey komutanlar, düzenli olarak gerek iç ve gerekse dış politika konularında görüşlerini açıklamayı sürdürmektedirler.”
Cevap: Buna örnek olarak, Şemdinli olaylarında yer alan bir astsubay hakkında; benim söylediğim “Tanırım iyi askerdir, ancak suç işlemişse cezasını alır” cümlemi gerekçe göstermiştir. Bu hususun iç ve dış politika ile ilgisi nedir? Ayrıca sarf ettiğim cümleyi tam olarak yazma dürüstlüğü dahi gösterilmemiştir.
Örnek-4 (Sayfa 56): Bir basın mensubu şöyle yazıyor: Bir general bana dedi ki: “Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’ni biz hazırlarız, Başbakanlığa basılması için göndeririz.” Böyle gerçekle hiçbir ilgisi olmayan ifadelerin hangi kritere uygun olduğunu anlamak da mümkün değildir.
Değerli Komutanlar,
Değerli Konuklar,
Bu tür raporlar kimlerin desteği ile hazırlanıyor bilmiyorum. Bir kısmını sadece tahmin ediyorum. Ancak bu tahminlerim, bu raporların kimler tarafından desteklendiğini gördükçe gerçeğe dönüşüyor ve bundan ziyadesiyle rahatsız oluyorum. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak, bu anlamlı günde daha fazla örnek vermek istemiyorum. Bununla birlikte, bu tür raporlar gelecekte de yayınlanırsa, daha açık ve net belgeleri kamuoyu ile paylaşacağımdan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Değerli Silah Arkadaşlarım,
Değerli Konuklarımız,
Konuşmamın son bölümünü, üzülerek ifade ediyorum, kendi içimize yönlendiriyorum.
Bu anlamsız raporun tanıtım konferansına Türk yetkililer de katıldı ve konuşma yaptılar. Basında yer alan bu konuşmalardan bazı ifadeleri takdirlerinize sunuyorum. İfade aynen şöyle:
“Genelkurmaydan gelen bildiriler her zaman serttir, medya başka konularda aslan kesilir, bu konuda dişidir.”
“Türk âleminin 200 senedir siyasetle çözemediği en çetin problemlerinden bir tanesi Türk ordusunun silahlanmasıdır. Nereden elde ediyor bu silahı, hangi imkânlarla?”
“Savunma bütçemiz şeffaf değildir. Millî Eğitim bütçemizde birbirimizin gırtlağına sarılırız. Savunma bütçesi geldiği gibi gider.”
“Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde yasama, yürütme ve yargı bağlamında hiçbir organın denetleme yetkisi yoktur.”
“Millî Güvenlik Siyaset Belgesi Bakan’a imza karşılığı verildi. Utanarak söylüyorum, Milletvekiliyim içinde ne olduğunu bilmiyorum.”
Değerli Konuklar,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapısı, bu yapı içindeki kurumların ve bir bütün olarak sistemin işleyişi konusunda içimizdekilerin bu hayret verici bilgi noksanlığı karşısında neredeyse biraz önce eksik bilgileri nedeni ile tenkit ettiğim yabancılara haksızlık ettiğimi düşüneceğim.
Sayın Konuklar,
Harp Akademilerinin Değerli Mensupları,
Harp Akademilerinin 2006-2007 Eğitim ve Öğretim yılına başlaması nedeniyle düzenlenen bu törende sizlerle beraber olmaktan büyük mutluluk duymaktayım.
Yeni öğretim yılında Harp Akademilerinin değerli mensuplarına başarılar diliyor, hepinize saygılar ve sevgiler sunuyorum. |