YAZ BITTI
sandalyeler toplanip tum sehir parklari kapanacak yakinda... naftalin kokulu sandiklari acip, kalin kazaklar cikarma mevsimi... benim icinse gitmek zamani yaz bitisleri... bir uctan bir uca geciyorum genis caddeyi. bir uctan bir uca sehri, geceyi... hersey cok tozlu ve eski. butun sokak lambalari kirli bu sehrin, sokaklari yari aydinlik hep... kapinin onunden geciyorum. sen temiz carsaflarinin arasina gomulmek zamanindasin... sicak cay icme zamanlarinda belki... bense, sadece, ait olamadigim iki zaman araliginda kalmak istiyorum sirtim usurken. oysa ansizin bitiyor sokak, kapaniyor gece. saat geceyarisini coktan gecti 'kapatiyoruz' diyor yuzume egilen karanlik bir yuz. hadi ordan diyorum icimden. 'hic bir zaman bu kadar gec kalmam ben'
kapinin onunden geciyorum... pencereni sonuna kadar acip sesini birakiyorum gokyuzune... acilarin mavi tullerini sarip usulca islatiyorum bedenini... uyuyorsun, ciplaksin, hiic duymuyorsun. niye mi bu mektup oyleyse. kendi kendime verdigim cok eski bir sozu tutmak icin belki... kalemin son surunu korumak icin... boyle sessiz ayriliklar yoruyor beni... kendi kendime, kendimce yasadigim bir ayrilik olmasin istiyorum bu defa, belki de... yine de hic farketmiyor... sessiz sedasiz cikip gidiyorum bu sehirden, geceden, sokaklardan oteye. sense kaliyorsun bir avucunda ates, bir avucunda ruzgari tasiyarak... biliyorsun... bekliyorsun oyunun sonunu...
bir yerlerde siyah-beyaz bir fotograf karesi 'olum'... surmanset ayriliklar ve devami... ondorduncu sayfada bir hayat benimki... butun daginikliklarimin ortasinda oturuyoruz iste... akasya agaclarimin, sokaktaki cocuk sesimin. petit-kareli bir masa ortusunun, duvardaki koca bir deligin,giysilerin, rollerin, bir zamanlar sahne kapanirken uzerime yikilan perdenin, eski kirkbesliklerin, savurup attigim kullerimin tam ortasinda, seninle... oysa anlatacak ne cok sey vardi bilmedigim, bilmedigin...
kalkip kaciyorum ben, ayaklarim carpiyor agladigim bir gune, kutudaki takilara, bana yazilmis ufak bir nota(dogum gunun kutlu olsun , seni ozledik. mesela) siseleri deviriyorum kacarken, ayaklarim kaniyor...
yaz bitti... gazoz kapaklarini saklayacagiz yatagin altina. sobalarin ustunde kestane pisirip, kokusunu cekecegiz icimize bol bol... hafifce urperme mevsimi yasiyor zaman... benim icinse, gitmek vakti, kaybetmeden biletimi... 'yine de herseye hazir olmak icin yasar insan' tekerlekler donerken... hayir diyor bir ses, hayir cocuk oyun bu degil, salcali treni surmek uzaklara...
demistim ya hani "seninle olmak, gokkusaginin altinda durmakti sadece bir an... yine de hic ozlemeyecegim seni biliyor musun... kar yagmadikca, tutun icmedikce, sarhos olmadikca" ......
... diger yarisi bu mektubun bir gocmenin sirt cantasinda, ya da yureginde, korsanlarin elinde, gonlune gore bir muzik esliginde, dere tepe, tundra okyanus sahibini ariyor... biliyorum zaman heep aleyhine isliyor... ama ne gelir elden.............
juju 'the loser' blues... for same old days.....
'those were the days my friend we thought they never end'