Sevdim – Laşey*
Sevdim
Kimsenin çözemeyeceği bir karmaşada tanıdım seni
Bir savaş alanı gibi
Hesabı yoktu ki attığım adımların o vakit
Hesap tutmadım
Nerden bilirdim seni seveceğimi
Sonra gittim
Korktum,
Kaçtım,
Uzaklaştım iklimine
Öylesi imkansızdı ki bana kalbin.
Gittim
Yine de
Seni sevmekten vazgeçemedim
Sevdim seni
Bir kar sabahı üşümüşlüğümde sevdim
Nefes nefes çektim ciğerlerime hasretini
Ve yalnızlık kokan gecelerde muhabbetini özledim
Sevdim seni
Bir çocuğun yosun yeşili gözleriyle gülümseyişinde sevdim
Güneş doğdu kalbime o an
Ve yağmur sonrası taşı yosun sarar ya hani
Ya da deniz dibi kayalarını
İşte o yosun yeşili gözlerinde bir çocuğun, hüzünleriyle sevdim
Yüreğini ıslatan…
Baktığım her masum yüzde seni görüyorum
Gün bitiyor apansız
Güneş doğuyor derken…
Yaşamın girdabında devinirken zaman
Ben her gece hasretinle ölüp seni doğuruyorum sabaha
Seni demleyip yüreğimin ateşinde
Seni içiyorum çay niyetine
Sonra içim üşüyor
Yokluğun içime düştüğünde
Zemheri soğuklar yüzüme haykırırken suç(luluk)larımı
Getirirken rüzgar bir kış ikindisi anılarımı gönlüme
Ellerimi,
Yüreğimi,
Aklımın her zerresini ve dahi
Kirleten yaş(l)anmışlıklardan seninle arınıyorum
Seninle yunuyor seninle yıkıyorum ellerimin kirini
Hadi dök ibriğini yüreğimin ellerine !
Sevdim seni
Coşkun akan nehirlerde sevdim
Denizlerin ıssızlığına baktığımda huzurunu
Ve her dalga çarptığında içimin kıyılarına
Öfkendeki haklılığı sevdim
Hep adındı düşen kumsalıma
Kurak çöllerin susamışlığında sevdim seni
Ve suskunluğunda yandım alev alev
Bir söz düşürdüğünde kalbime
Suya kanan toprak gibi sevdim
İnceden yağan bir yağmur gibi sızdın içimin yangınlarına
Gök/yüzümden düşen yağmur gibi sevdim ben seni
Mevsimlerin nasıl değiştiğini izlerken penceremden
Kalbimde hiç değişmeyecek olmanı düşündüğüm için sevdim
Sevdim seni
Bir şarkının tekrarlanan nakaratında
Bir film karesinin etkisinin yüzüme yansımayan perde arkasında
Ve bir şiirin yarım kalan, yüreğimdeki boşluğu sızlatan mısrasında sevdim
Sonra seninle tamamladım şiirleri
Okuduğum her kitabın satır aralarında sen vardın
Sen vardın kokladığım çiçeğin rayihasında
En çok ‘’gül’’ derdim ben sana
Kokunu içime çekerdim.
Kader kedere bürüdüğünde rüyamızı
Ben sana yine ‘gül’ dedim
Gülemedim…
Yine de sevdim seni
Sigaramın dumanına karışan hayallerimle sevdim
Nakış nakış içime işledim de
Sonra palazlandım yokluğuna
Acıdı içim
Nedensiz değil sevgim
Bitecek gibi de değil
Ben sende huzuru sevdim
Hüznü
Suskunluğu
Cümle kurmayı sonra
Ağlamayı,
Gülmeyi,
Özlemle beklemeyi
Tezatları,
Tekrirleri…
Yüreğimin yetiştiği her şeyi sende sevdim
Seni Sevdim…
__________________ Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin.Benim tek derdim; yere düşen edebinize takılmamak.. |