Cevap: ~گђiиξ
Bittiyse bitti, etmiyorum mesele, ve tek iyi bir söz de beklemiyorum ayrılık ertesinde.
Ve biliyorsun canımın içi; Biz de diğerleri gibi başımızı alıp bir köşeye çekilince ağlamak için, içmek için hep ortalık yerleri seçtik.
İbretlik bir hal almak için, sustuğumuz cesareti masanın üzerine bırakıp ''Ben onu unutmak istemiyorum''lu cümleler kurabilmek için.
Anlaşıla bilmek için, dağıla bilmek için bilyeler gibi, içinde bulunduğumuz durumdan sıyrılmak ve biraz da ötelere itebilmek için çaresizliği.
Aşk insanı çirkinleştiriyor biliyorsun canımın içi, seni sevmek benim boyumu da uzatmadı üstelik, ama şarabı daha çok sevdim, sigaraya sarıldım bir tütün gibi.
Adının sessiz harflerini sevdim sen sustukça.
''Acılar insanları olgunlaştırır'' cümlesinde yerimi de aldım.
Ben olgun bir kadınım artık.
Ben çok olgun bir kadın oldum senin sayende.
Saçlarımı siyaha boyadım.
Pamuklu şekeri bıraktım, renkli ojelerimi çöpe attım, aynalara gülümsemeyi, ve şımarmayı da bıraktım artık, babama sarılırken.
Aşk insanı çirkinleştiriyor canımın için bakma öyle..
Yüzüm düşüyor ayağımın dibine, bakma..
Sen bilmezsin..
Sen hep güzel kaldın, ne sakalın küstü sana, ne de ellerin üşüdü yokluğumdan.
Eşit parçalara da ayrılamadık biz.
Ayrı zamanlarda aynı yolları bölüştük, ve aynı zamanda ayrı şeyler de olabildik
Ben hüzünlü bir şarkıyım canımın içi, ama sen hangi telden basarsan canıma, işitmek istediğin nota olurum ben sana.
Do, re, mi ?
Kendini bulduğun şarkı da olurum, kaybettiğin de..
Hep böyle olur zaten bilirsin canımın içi..
Ben eksik kaldım.
Sen tamamlanmak üzere kendine yeni bir dudak ucu, yeni bir avuç içi, yeni bir beden buldun, eskitmek için.
Eksilmek için..
Beni merak etme sen, ben iyiyim.
Toprağım bol, attığın üzerime.. |