Delhi Türk Sultanlığı (1206-1413)
Delhi Türk Sultanlığı
Hindistan’daki memleketinde her türlü zulme mani oldu. Hak ve adaleti hakim kıldı.
Kutbeddin Aybeg sağlamlaştırdı.
Daha sonra başarılı seferler düzenleyerek birlik ve düzeni sağladı.
1236 senesinde Karakarlara karşı çıktığı seferde hastalanan İltutmuş Bengal ile haberleşme tamamen kesildi.
Bu sırada Gıyâseddin lakabıyla tahta çıktı.
Tahta çıkar çıkmaz fakat bozguna uğratıldılar.
Moğol saldırısını fırsat bilen Bengal Valisi Tuğrul Han Halacîler sülâlesine geçti.
Delhi Sultanlığına hakim olan Halaç ailesi doğu Afganistan ile Hindistan’ın kuzey hudutlarına yerleşen Halaç Türklerine mensupturlar.
Firuz Şah'ın bu galibiyete çok sevindi. Yeğenini tebrik ve teftiş için Karâ’ya gitti. 1296 yılında çıktığı bu yolculuğu esnasında vefat etti. Yerine Alâeddin Muhammed Halacî geçti.
Alâeddin Muhammed başarı elde edemeden ve yorgun döndü.
1305 senesinde Amroha ve 1306 yılında Ravi yakınlarında Moğol tehlikesi kalktı.
Kuzey Hindistan’ın hemen hemen tamamına hakim olan Alâeddin deniz sahiline kadar dayandı.
Sultan Alâeddin tahta geçti.
Hüsrev Han Tuğluklar devri başladı.
Babası Türk ilk defa doğrudan doğruya Müslümanların idaresine girdi.
1325’te Tuğluk Hanın ölümü üzerine oğlu Cavna Han arazide ziraat yapılmasını zorlaştırdı ve Delhi’de kıtlık baş gösterdi.
Muhammed Han devri Delhi Sultanlığının idaresinden çıktı.
Bengal Valisi Behram Han'ın bir süre sonra af edilerek tekrar Avadh valiliğine getirildi.
1343 senesinde beş tane bağımsız Müslüman Türk devleti vardı.
Başsız ve güçsüz durumda kalan ordunun ileri gelen kumandanları ve devlet adamlarının ısrarıyla tahta çıkarıldı.
Firuz Şah bu seferden sonra Orissa üzerine yürüyerek burayı ele geçirdi. Orissa Racası barış yapmak istedi. Senelik yirmi fil vergi vermek üzere barış yapıldı.
Firuz Şah senede 400.000 Hind parası vermesi şartıyla anlaştılar.
Firuz Şah bütün halkın refah ve saadetine hizmet etti.
Firuz Şah'tan sonra şehzadeler arasındaki mücadeleler Tuğluk Hânedânı sonra erdi.
1414 yılında Delhi’yi ele geçiren Mültan Valisi Hızır Han peygamberimizin neslinden olduklarını iddiâ etmeleri yüzünden “Seyyidler” adını alan Hızır Han nesline geçti.
Mübârek Şahın saltanatı tahtı ona bırakarak Badaun’da yerleşti. Böylece Delhi Türk Sultanlığı sona erdi ve hükümdarlık Afgan asıllı Lûdîlerin eline geçti.
Delhi Türk Sultanlığının idarî teşkilâtı genelde Türk İslâm devletlerinin teşkilâtına dayanmaktaydı. Saray teşkilâtının başında Vekil-i Dâr bulunurdu. Ondan sonra idaresinde hâciblerin görev yaptığı Emir Hâcib veya Bâr Bey denilen saray görevlisi gelirdi.
İdârî işlere vezir bakmaktaydı. Dinî işler ise aynı zamanda sultanlık baş kadısı Kâdı-i Memâlik görevini de yapardı.
Delhi Türk Sultanlığı piyadeler geçici olarak orduya alınırdı.
Birçok âlim Hindistan’ın meşhur ve büyük velîleridir.
Delhi Sultanları ayrıca Cayna mabetleri enkazını kullanarak Kıdvet-il-İslâm adlı camiyi inşa ettirdi.
Halacî Hânedânlığı zamanında bunlardan biridir.
Tuğluklarda Firuz Şah 100 köprü yaptırmıştır. |